İhracat Hesabının Süresinde Kapatılması Neden Önemlidir?
İhracat Hesabı Nasıl Kapatılır?
Mevcut düzenlemelere göre ihracat bedelinin;
- fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde Türkiye’ye getirilmesi,
- bankalar aracılığıyla tahsil edilmesi,
- İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) düzenlenmesi
gerekmektedir.
Bu işlemler tamamlandığında ihracat hesabı aracı banka nezdinde kapatılır.
Buradaki temel amaç;
- ihracat gelirlerinin ülkeye kazandırılması,
- döviz hareketlerinin kayıt altına alınması,
- kambiyo denetiminin sağlanmasıdır.
180 Günlük Süre Neden Kritik?
İhracatçıların en sık karşılaştığı sorunlardan biri tahsilatın gecikmesidir.
Ancak mevzuata göre;
- ihracat bedelinin geç tahsil edilmesi,
- İBKB’nin süresinde düzenlenmemesi,
- hesabın açık kalması
doğrudan risk oluşturmaktadır.
Her ne kadar bazı durumlarda bankalar belirli toleranslar uygulasa da, sürecin tamamen kontrolsüz bırakılması vergi dairesi ve savcılık aşamasına kadar ilerleyebilen sonuçlar doğurabilir.
İhracat Hesabı Kapatılmazsa Ne Olur?
Süreler içinde kapatılamayan ihracat hesapları için banka tarafından ilgili vergi dairesine bildirim yapılır.
Ardından ihracatçıya:
- 90 günlük ihtar süresi tanınır,
- eksikliğin giderilmesi,
- bedelin yurda getirilmesi,
- veya haklı nedenlerin belgelenmesi
istenir.
Bu aşamada da süreç sonuçlandırılmazsa, durum 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun kapsamında Cumhuriyet Savcılığı’na bildirilebilir.
Bu nedenle ihracat hesabının açık kalması yalnızca teknik bir eksiklik değil, aynı zamanda hukuki risk doğurabilecek bir durumdur.
Mücbir Sebep ve Ek Süre İmkânı Var mı?
Mevzuat bazı durumlarda ihracatçıya ek süre hakkı tanımaktadır.
Örneğin:
- savaş,
- ambargo,
- transfer kısıtlamaları,
- alıcının ödeme güçlüğü,
- uluslararası yaptırımlar
gibi mücbir sebepler söz konusuysa vergi dairelerinden ek süre alınabilmektedir.
Haklı durum kapsamında ise;
- tahsilat uyuşmazlıkları,
- ticari ihtilaflar,
- operasyonel gecikmeler
değerlendirmeye alınabilir.
Ancak burada en kritik konu; durumun resmi belgelerle ispatlanabilmesidir.
Hizmet İhracatı Yapan Firmalar Daha Dikkatli Olmalı
Son dönemde:
- yazılım,
- yapay zeka,
- danışmanlık,
- mühendislik,
- veri analizi,
- dijital hizmetler
gibi alanlarda faaliyet gösteren firmaların ihracat hacmi hızla artıyor.
Özellikle hizmet ihracatına sağlanan vergi avantajları nedeniyle birçok şirket uluslararası müşteri portföyünü genişletmiş durumda.
Ancak hizmet ihracatı yapan şirketlerin önemli bir kısmı;
- kambiyo mevzuatı,
- İBKB süreçleri,
- döviz dönüşüm yükümlülükleri,
- ihracat hesabı kapanış prosedürleri
konusunda yeterli operasyonel altyapıya sahip değil.
Bu nedenle muhasebe, finans ve bankacılık süreçlerinin birlikte yönetilmesi gerekiyor.
İhracat Bedelinin %35’inin Bozdurulması Uygulaması Devam Ediyor
2026 yılı itibarıyla mevcut düzenlemeler kapsamında, İBKB veya Döviz Alım Belgesi düzenlenen ihracat bedellerinin en az %35’inin bankaya satılması uygulaması devam etmektedir.
Bu kapsamda:
- döviz tutarı banka aracılığıyla Merkez Bankası’na aktarılır,
- karşılığındaki Türk lirası ihracatçıya ödenir.
Bu uygulama özellikle döviz nakit akışı planlaması yapan ihracatçılar açısından oldukça önemlidir.
Döviz Dönüşüm Desteğinde %3 Teşvik
İhracatçılar açısından dikkat çeken bir diğer düzenleme ise döviz dönüşüm desteğidir.
Belirli şartların sağlanması halinde dövizin Türk lirasına çevrilmesinde uygulanan destek oranı geçici düzenleme kapsamında %3 olarak uygulanmaya devam etmektedir.
Bu destek:
- ihracatçıların finansman yükünü azaltmak,
- döviz dönüşümünü teşvik etmek,
- TL likiditesini artırmak
amacıyla uygulanmaktadır.
İhracatçılar İçin Risk Yönetimi Neden Önemli?
İhracat yapan şirketlerde yalnızca satış yapılması yeterli değildir. Sürecin aynı zamanda:
- kambiyo,
- vergi,
- muhasebe,
- banka,
- tahsilat
boyutlarının da eksiksiz yönetilmesi gerekir.
Özellikle aşağıdaki konular düzenli takip edilmelidir:
- açık ihracat hesapları,
- tahsil edilmeyen faturalar,
- eksik İBKB kayıtları,
- geciken tahsilatlar,
- banka bildirim süreçleri,
- vergi dairesi ihtarnameleri.
Aksi halde küçük görünen operasyonel gecikmeler ciddi hukuki ve mali sonuçlara dönüşebilir.
Sonuç
İhracat hesabının zamanında kapatılması, Türkiye’de ihracat mevzuatının en önemli yükümlülüklerinden biridir.
180 günlük süre, İBKB düzenlenmesi, dövizin yurda getirilmesi ve banka işlemlerinin tamamlanması; yalnızca muhasebesel değil aynı zamanda hukuki sorumluluk doğuran süreçlerdir.
Özellikle hizmet ihracatının hızla büyüdüğü günümüzde şirketlerin:
- kambiyo mevzuatını,
- TCMB düzenlemelerini,
- vergi süreçlerini,
- ihracat hesabı kapanış prosedürlerini
profesyonel şekilde yönetmesi büyük önem taşımaktadır.
Eser Sevinç
Yeminli Mali Müşavir