A- Sürdürülebilirlik Denetim Ekiplerine İlişkin Yeni Düzenleme
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu (KGK), sürdürülebilirlik denetim ekiplerinde görev alacak denetçilerin yetkilendirilmesine ilişkin geçiş süresini bir yıl daha uzattı.
30 Ekim 2026 tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/47239] sayılı Kurul Kararı, 5 Kasım 2026 tarihli ve 33421 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.
Kararla, 17 Ocak 2025 tarihli ve 32785 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sürdürülebilirlik Denetimi Yönetmeliği'nin Geçici 1'inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan muafiyet süresi bir yıl uzatıldı.
Yeni düzenlemeye göre, 1 Ocak 2028 tarihinden önce sona eren hesap dönemlerine ilişkin sürdürülebilirlik denetimlerinde, asıl denetim ekibinde görevlendirilecek sorumlu denetçi ile en az iki denetçinin sürdürülebilirlik alanında denetim yapma yetkisine sahip olması gerekiyor.
Bu üç denetçi dışında, hem asıl hem de yedek denetim ekiplerinde sürdürülebilirlik alanında denetim yetkisi bulunmayan denetçilerin de görevlendirilmesine izin veriliyor.
Dolayısıyla düzenleme, sürdürülebilirlik denetimi yapma yetkisine sahip denetçilerin yanında, diğer bağımsız denetçilerin de denetim çalışmalarına katılabilmesine imkân tanıyor.
B- Denetim Ekibinin Oluşturulmasına İlişkin Yönetmelik Hükümleri
Sürdürülebilirlik Denetimi Yönetmeliği'nin 18'inci maddesi, sürdürülebilirlik denetim ekiplerinin oluşturulmasına ilişkin temel kuralları düzenliyor.
Bu maddeye göre sürdürülebilirlik denetimi;
-
İşin gerektirdiği sayı ve nitelikte denetçiden oluşan ekipler tarafından gerçekleştirilir.
-
Ekipler, denetlenen işletmenin büyüklüğü, faaliyetleri ve tabi olduğu düzenlemeler dikkate alınarak oluşturulur.
-
Denetçilerin denetimi gerçekleştirebilecek bilgi, beceri, yetki ve tecrübeye sahip olması gerekir.
-
Denetim ekipleri, biri sorumlu denetçi olmak üzere en az üç denetçiden oluşmalıdır.
-
Sorumlu denetçi ve belirlenen diğer kademeler için en az birer yedek denetçi belirlenmelidir.
-
Yedek denetçiler, yerini aldıkları denetçilerin sorumluluklarını üstlenebilecek nitelikte olmalıdır.
Bu hükümler, yeni Kurul Kararıyla ortadan kaldırılmamıştır.
Başka bir ifadeyle, sürdürülebilirlik alanında yetkili olmayan denetçilerin ekipte görevlendirilebilmesi, asgari denetçi sayısının azaltıldığı veya yedek denetçi belirleme zorunluluğunun kaldırıldığı anlamına gelmiyor.
Denetim ekibindeki yetki şartları
Yeni kararla birlikte 1 Ocak 2028'den önce sona eren hesap dönemlerine ilişkin denetimlerde ekipte bulunması gereken sürdürülebilirlik yetkisine sahip denetçilerin dağılımı şöyledir:
| Denetim ekibi | Sürdürülebilirlik yetkisi |
|---|---|
| Sorumlu denetçi | Zorunlu |
| En az iki diğer denetçi | Zorunlu |
| Bunların dışındaki asıl ekip üyeleri | Zorunlu değil |
| Yedek ekip üyeleri | Bu üç denetçi dışındakiler için zorunlu değil |
Burada dikkat edilmesi gereken husus, muafiyetin yalnızca sürdürülebilirlik alanındaki yetkilendirme şartına ilişkin olmasıdır.
Yönetmeliğin 11'inci maddesinde yer alan, denetim ekibinde görev alacak denetçilerin denetlenen işletmenin bağımsız denetimini üstlenebilmek için gerekli yetki alanlarına sahip olmaları şartı devam etmektedir.
Örneğin bankacılık, sigortacılık, sermaye piyasası ve özel emeklilik gibi özellik arz eden alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin denetimlerinde, ekip üyelerinin ilgili sektör bakımından gerekli bağımsız denetim yetkilerine sahip olması gerekir.
Dolayısıyla sürdürülebilirlik yetkisinin bulunmaması, işletmenin sektörüne ilişkin Bağımsız Denetim yetkisi şartını ortadan kaldırmaz.
C- Muafiyetin Kapsamı ve Uygulama Tarihi
Kurul Kararı, geçiş süresini bir yıl uzatmakla birlikte, sürdürülebilirlik denetimlerinde yetkilendirilmiş denetçilerin ekipte bulunmasına ilişkin asgari şartı da açıkça ortaya koymaktadır.
Düzenlemenin uygulama takvimi şu şekildedir:
| Hesap dönemi | Denetim ekibinde sürdürülebilirlik yetkisi |
|---|---|
| 1 Ocak 2028'den önce sona eren dönemler | Sorumlu denetçi ve en az iki denetçi yetkili olmalı |
| 1 Ocak 2028 ve sonrasında sona eren dönemler | Geçiş muafiyeti uygulanmaz |
Buna göre, 31 Aralık 2027 tarihinde sona eren hesap dönemine ilişkin sürdürülebilirlik denetiminde yeni geçiş hükmünden yararlanılabilecektir.
Bununla birlikte, 1 Ocak 2028 ve sonrasında sona eren hesap dönemlerinde geçiş muafiyetinin uygulanması mümkün olmayacaktır. Bu dönemlerde denetim ekiplerinin Yönetmelik'teki genel yetkilendirme şartlarına uygun oluşturulması gerekecektir.
D- Sürdürülebilirlik Raporlamasının Temel Standartları: TSRS 1 ve TSRS 2
Denetim ekiplerine ilişkin düzenlemeyi değerlendirebilmek için sürdürülebilirlik raporlarının hangi standartlara göre hazırlanması gerektiğinin de bilinmesi gerekir.
Türkiye'de sürdürülebilirlik raporlamasının temelini Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) oluşturmaktadır.
Bu standartlar, Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB) tarafından yayımlanan IFRS S1 ve IFRS S2 standartları esas alınarak hazırlanmıştır.
1. TSRS 1 – Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler
TSRS 1, işletmelerin sürdürülebilirlikle ilgili risk ve fırsatlarının finansal tabloları kullanan yatırımcıların kararlarını nasıl etkileyebileceğine ilişkin bilgilerin açıklanmasını düzenlemektedir.
Standardın temel amacı, işletmenin kısa, orta ve uzun vadede nakit akışlarını, finansmana erişimini ve sermaye maliyetini etkileyebilecek sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarının açıklanmasıdır.
TSRS 1 kapsamında açıklamalar dört ana başlıkta toplanmaktadır.
Yönetişim
İşletmenin sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarının gözetiminden sorumlu yönetim organları ve yöneticilerin görevleri, sorumlulukları ve yetkinlikleri açıklanır.
Strateji
Sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarının işletmenin iş modeli, stratejisi ve finansal planlaması üzerindeki mevcut ve beklenen etkileri değerlendirilir.
Risk Yönetimi
İşletmenin sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarını belirleme, değerlendirme, önceliklendirme ve izleme süreçleri açıklanır.
Metrikler ve Hedefler
Sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarının ölçülmesinde kullanılan göstergeler, performans ölçütleri ve belirlenen hedefler açıklanır.
TSRS 1'in önemli hükümlerinden biri de önemlilik değerlendirmesidir.
İşletme, sürdürülebilirlikle ilgili hangi bilgilerin yatırımcıların kararlarını etkileyebileceğini değerlendirerek önemli bilgileri raporuna dahil etmelidir.
Bu nedenle sürdürülebilirlik denetiminde yalnızca raporda yer alan bilgilerin doğruluğu değil, açıklanması gereken önemli bilgilerin eksiksiz biçimde belirlenip belirlenmediği de değerlendirilmelidir.
2. TSRS 2 – İklimle İlgili Açıklamalar
TSRS 2, işletmelerin iklim değişikliğinden kaynaklanan risk ve fırsatlarına ilişkin açıklamalarını düzenlemektedir.
Standart kapsamında özellikle şu konular önem taşımaktadır:
-
İklim değişikliğinden kaynaklanan fiziksel riskler.
-
Düşük karbonlu ekonomiye geçişten kaynaklanan riskler.
-
İklim değişikliğiyle bağlantılı fırsatlar.
-
İklim risklerinin işletmenin iş modeli ve stratejisi üzerindeki etkileri.
-
İklim senaryosu analizleri.
-
Sera gazı emisyonları.
-
İklimle ilgili performans göstergeleri ve hedefler.
Sera gazı emisyonlarının açıklanmasında üç temel kapsam bulunmaktadır.
Kapsam 1: İşletmenin sahip olduğu veya kontrol ettiği kaynaklardan doğrudan ortaya çıkan sera gazı emisyonlarıdır.
Kapsam 2: İşletmenin satın aldığı elektrik, ısı veya buharın üretimi sırasında meydana gelen dolaylı emisyonlardır.
Kapsam 3: İşletmenin değer zincirinde ortaya çıkan, Kapsam 2 dışında kalan diğer dolaylı sera gazı emisyonlarıdır.
Özellikle Kapsam 3 emisyonlarının belirlenmesi, işletmenin tedarikçileri, müşterileri ve diğer iş ortaklarından veri toplanmasını gerektirebilir.
Bu nedenle TSRS 2 denetimi, yalnızca işletmenin kendi muhasebe kayıtlarının incelenmesiyle tamamlanabilecek bir çalışma değildir.
Denetçinin, emisyon hesaplama yöntemlerini, kullanılan faaliyet verilerini, hesaplama varsayımlarını ve veri kaynaklarının güvenilirliğini de değerlendirmesi gerekir.
E- Sürdürülebilirlik Güvence Denetiminde Uygulanacak Standartlar
Sürdürülebilirlik raporlarının hazırlanmasında TSRS 1 ve TSRS 2 uygulanırken, bu raporlarda açıklanan bilgilerin güvenilirliğinin değerlendirilmesinde güvence denetimi standartları esas alınır.
Bu iki standart grubu birbirinden farklı işlevlere sahiptir.
TSRS 1 ve TSRS 2 işletmenin hangi bilgileri açıklaması gerektiğini düzenlerken, güvence denetimi standartları denetçinin bu bilgileri nasıl inceleyeceğini ve güvence sonucuna nasıl ulaşacağını düzenlemektedir.
1. GDS 3000 – Tarihî Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Güvence Denetimleri
GDS 3000, finansal tabloların bağımsız denetimi dışında kalan güvence denetimlerine ilişkin genel hükümleri içermektedir.
Sürdürülebilirlik raporlarının güvence denetiminde de uygulanabilecek temel standartlardan biridir.
Standart kapsamında denetçinin;
-
Güvence denetiminin ön şartlarını değerlendirmesi,
-
Denetim konusu bilgileri ve ilgili kriterleri belirlemesi,
-
Önemlilik değerlendirmesi yapması,
-
Riskleri belirleyip değerlendirmesi,
-
Yeterli ve uygun denetim kanıtı toplaması,
-
Denetim sonuçlarını değerlendirmesi,
-
Güvence raporunu hazırlaması
gerekmektedir.
GDS 3000 kapsamında makul güvence ve sınırlı güvence denetimleri yapılabilmektedir.
Makul güvence, denetim riskinin kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirilmesini ve olumlu bir güvence sonucuna ulaşılmasını hedefler.
Sınırlı güvence ise makul güvenceye göre daha düşük bir güvence seviyesini ifade eder. Denetim prosedürleri de buna uygun olarak daha sınırlı kapsamda yürütülür.
2. GDS 3410 – Sera Gazı Beyanlarına İlişkin Güvence Denetimleri
GDS 3410, işletmelerin sera gazı beyanlarına ilişkin güvence denetimlerini düzenlemektedir.
Bu standart kapsamında denetçinin özellikle;
-
Sera gazı emisyonlarının belirlenmesinde kullanılan yöntemleri,
-
Emisyon hesaplamalarına esas faaliyet verilerini,
-
Emisyon faktörlerini,
-
Ölçüm ve hesaplama yöntemlerini,
-
Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarını,
-
Kullanılan tahmin ve varsayımları,
-
Emisyon bilgilerinin raporlanma esaslarını
değerlendirmesi gerekir.
Sera gazı hesaplamalarında kullanılan verilerin güvenilirliği, sürdürülebilirlik raporunun güvenilirliği açısından önemli bir konudur.
KGK'nın açıkladığı geçiş takvimine göre SGDS 5000'in yürürlüğe girmesiyle GDS 3410'un ilgili alandaki yerini yeni standart alacaktır.
3. SGDS 5000 – Sürdürülebilirlik Güvence Denetimlerine İlişkin Genel Hükümler
Sürdürülebilirlik güvence denetimlerinin kapsamını ve uygulamasını bir bütün olarak ele alan SGDS 5000, uluslararası ISSA 5000 standardıyla uyumlu olarak hazırlanmıştır.
KGK'nın 22 Ekim 2025 tarihli duyurusunda, standardın 15 Aralık 2026 tarihinde veya sonrasında başlayan dönemler için ya da 15 Aralık 2026 tarihinde veya sonrasında belirli bir tarihte raporlanan sürdürülebilirlik bilgilerine ilişkin güvence denetimlerinde uygulanmak üzere yürürlüğe gireceği açıklanmıştır. Erken uygulanmasına da izin verilmiştir.
SGDS 5000'in önemli özellikleri şunlardır:
Denetim kapsamı: İşletmenin sürdürülebilirlik bilgilerinin sunuluş biçiminden bağımsız olarak farklı sürdürülebilirlik bilgilerine ilişkin güvence denetimlerini kapsar.
Güvence seviyesi: Hem makul güvence hem de sınırlı güvence denetimlerine ilişkin hükümler içerir.
Denetim kanıtları: Denetçinin yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmesine ilişkin hükümler getirir.
Uzmanlardan yararlanma: Başka denetçilerin, denetçinin faydalandığı uzmanların ve iç denetim fonksiyonunun çalışmalarından yararlanılması durumunda uygulanacak prosedürleri düzenler.
Kalite yönetimi ve etik: Güvence denetimlerinin kalite yönetimi hükümlerine ve etik ilkelere uygun yürütülmesine ilişkin sorumlulukları açıklar.
Çalışma kâğıtları: Denetim sürecinde yapılan çalışmaların, elde edilen kanıtların ve ulaşılan sonuçların belgelendirilmesine ilişkin hükümler içerir.
Güvence raporu: Denetim sonucunda hazırlanacak güvence raporunun içeriğini ve düzenlenme esaslarını belirler.
SGDS 5000'in yürürlüğe girmesi, sürdürülebilirlik güvence denetimlerinin daha kapsamlı ve standartlaştırılmış bir yapıda yürütülmesi açısından önemli bir gelişmedir.
F- Yeni Düzenlemenin Denetim Kuruluşlarına Etkileri
Sürdürülebilirlik denetim ekiplerine ilişkin muafiyetin uzatılması, denetim kuruluşlarına önemli bir organizasyon kolaylığı sağlamaktadır.
Sürdürülebilirlik alanında yetkilendirilmiş denetçi sayısının henüz yeterli düzeye ulaşmadığı dikkate alındığında, denetim ekiplerinin oluşturulmasında yaşanabilecek personel sorunlarının azaltılması amaçlanmaktadır.
Yeni düzenlemenin başlıca etkileri şöyle değerlendirilebilir:
1. Denetim ekiplerinin oluşturulması kolaylaşacaktır.
Sürdürülebilirlik alanında yetkili olmayan denetçiler, gerekli diğer yetki şartlarını taşımaları kaydıyla ekiplerde görevlendirilebilecektir.
2. Denetim kuruluşlarının personel ihtiyacı daha esnek karşılanabilecektir.
Sürdürülebilirlik denetim yetkisine sahip denetçilerin yanı sıra diğer bağımsız denetçilerin de denetim sürecine katılması mümkün olacaktır.
3. Sürdürülebilirlik denetçiliği eğitimlerinin önemi devam edecektir.
Muafiyetin uzatılması, denetim kuruluşlarının sürdürülebilirlik alanında yetkin personel yetiştirme ihtiyacını ortadan kaldırmamaktadır.
4. Denetim kalitesinden ödün verilmemelidir.
Sürdürülebilirlik denetimi, yalnızca rapordaki açıklamaların kontrol edilmesinden ibaret değildir. İklim riskleri, emisyon hesaplamaları, finansal etkiler, veri güvenilirliği ve işletmenin risk yönetimi süreçleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle ekipte yer alan denetçilerin sürdürülebilirlik alanında yeterli bilgi ve deneyime sahip olması, denetimin kalitesi bakımından önemlidir.
G- Sonuç ve Değerlendirme
KGK'nın 30 Ekim 2026 tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/47239] sayılı kararı, sürdürülebilirlik denetim ekiplerinin oluşturulmasında geçiş dönemini bir yıl daha uzatmıştır.
Yeni düzenlemeyle 1 Ocak 2028 tarihinden önce sona eren hesap dönemlerine ilişkin sürdürülebilirlik denetimlerinde, asıl denetim ekibindeki sorumlu denetçi ile en az iki denetçinin sürdürülebilirlik alanında yetkili olması yeterli görülmüş; diğer ekip üyelerinin bu alanda yetkili olması şartı aranmamıştır.
Ancak bu kolaylık, denetim ekiplerinin oluşturulmasına ilişkin diğer yasal şartları ortadan kaldırmamaktadır.
Özellikle denetim ekibinin en az üç kişiden oluşması, yedek denetçilerin belirlenmesi ve işletmenin faaliyet alanına uygun Bağımsız Denetim yetkilerinin bulunması şartları devam etmektedir.
Öte yandan, sürdürülebilirlik raporlamasında TSRS 1 ve TSRS 2'nin uygulanması, güvence denetiminde ise GDS 3000 ve ilgili geçiş takvimi çerçevesinde SGDS 5000'in devreye girmesi, denetim mesleğinde yeni bir uzmanlık alanının geliştiğini göstermektedir.
Sonuç olarak, muafiyet süresinin uzatılması denetim kuruluşlarına personel planlaması bakımından zaman kazandırırken, 2028 yılına kadar sürdürülebilirlik denetim yetkinliğinin kurumsal olarak geliştirilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmamaktadır.